Tomb Raider: Underworld
Çıkış tarihi: 18 Kasım 2008
Platform: PC, PlayStation 3, Xbox 360, PlayStation 2
Tür: Aksiyon, Macera
Yapımcı: Crystal Dynamics
Yayıncı: Eidos Interactive
Türkiye distribütörü: Aral
Tomb Raider Underworld'te Lara Croft, kaybolan ailesini bulmak için mitolojik bir gizemi çözerken, bir çok farklı esrarengiz mekanda tehlikelerin üstesinden gelmeye çalışıyor. Lara, Mitolojik İskandinav tanrısı Thor'un çekicinin peşine düşüyor. Akdeniz'de denizin altındaki kanıtları bulduktan sonra, dünyanın farklı yerlerinde aile geçmişini de keşvedeceği bir maceranın içine giriyor.
Underworld, önceki oyun Legends'da meydana gelen olayların devamı niteliğini taşıyor. Bu yüzden oyun bize daha önceki olayların bir özetini veriyor. Böylelikle Lara'nın hikayesi ile ilk defa tanışanlar, karakterleri ve Lara'nın yaşadıklarını öğrenebiliyor. Buna rağmen Tomb Raider'ı ilk kez oynayacaklar bazı noktalarda zorlanabilir. Geçmişe dönüşler ve yeni karakterler kafaları karıştırabilir.
LARA, HER ZAMANKİNDEN DAHA AKROBATİK
Daha önce Tomb Raider serisinin Legend ve Anniversary versiyonlarını oynayanlar aşağı yukarı nelerle karşılaşacaklarını kestirebilir. Fakat şunu söylemek lazım, Lara her zamankinden daha akrobatik. Tehlikeli düzlüklerle, parçalanan platformlarla başa çıkmasını çok iyi biliyor. İki dik duvar arasında kaldığında, daha yükseğe zıplamak için düz duvara tırmanarak diğer tarafa sıçrayabiliyor. Oyun sırasında bu özelliği kullanmak kimi yerlerde oldukça işe yarıyor.
Underworld'te Lara, geçit olmayan yerlerde duvarlara tırmanarak karşıdan karşıya geçebiliyor. Tırmanma fikri akıllara "Acaba Lara örümcek kadın mı oldu?" sorusunu getirebilir. Fakat durum böyle değil. Duvarlarda şerit halinde uzanan kalın çıkıntılar bulunuyor. Binaların mimarisinden kaynaklanıyor gibi duruyor, fakat sevgili Lara'mız bu şeritler sayesinde geçişi olmayan yerlerde ilerleyebiliyor.
SERİYİ KURTARAN OYUN
Maalesef pilot kamera özellikle düşmanlar yakında iken zorluk yaşatıyor. Etraftaki gizemleri bulmaya çalışmak ve keşifler yapmak çok eğlenceli. Fakat bunu yaparken bir sonraki adımın ne olacağını kestirmek zor. Bölümlerde bir ipucu eksikliği var. Bu tür problemler, oldukça iyi grafikler ve keyifli bir aksiyon ile görmezden gelinebiliyor. İyi düşünülmüş bilmeceler ve Lara Croft'un akrobatik hareketleri oyunu ayrıca renklendiriyor. Önceki iki oyun gibi Underworld'te, en az hatayla serinin geçmiş oyunlarıyla lekelenmiş ismini temizliyor.
Oyun, Tomb Raider Legend ile aynı kontrollere sahip. Düzlüklere tırmanmak ve depar atmak gibi aksiyonlar sadece bir tuş ile yerine getirilebiliyor. Ancak yeni eklenen balıklama atlayış iki tuşa birden hızlıca basmayı gerektiriyor. İlerleyişte, keşiflerde ve aşamalarda denize balıklama girip girmemek pek bir şey farkettirmiyor. Fakat bu atlayış Lara'nın estetiğiyle çok keyifli oluyor.
YUMRUKLARIN YERİNE SİLAHINI KONUŞTUR
Oyunda bolca dövüşe ve çarpışmaya giriyoruz. Silahlı çatışmalar, aşamaları başarıyla tamamlamanın en iyi yolu. Bunun yanında yumruk yumruğa dövüşleri idare etmek biraz daha zor. Eğer yeteri kadar yakınlaşabilirsek tekme ve yumruklarımızı düşmana isabet ettirme şansımız var ancak onlar bundan pek etkilenmiş gibi görünmeyebiliyor. Kısaca Lara'nın düşmanlarıyla olan mücadelesinde ne olursa olsun silahsız kavgaya pek güvenmemek gerekiyor.
Lara'nın çift tabancaları hiç bir zaman susmuyor. Bu silahların cephaneleri limitsiz olduğu için düşmanlarımızı yere yıkana kadar ateş edebiliyoruz. Aynı zamanda saldırı tüfeklerine, el bombalarına, roket atarlara ve daha bir çok farklı silaha erişebiliyoruz. Fakat tabancalardan farklı olarak cephaneler tükenebiliyor. Silahların kullanımı sırasındaysa Lara, adrenalin salgılayarak daha iyi bir hedefleme yapabiliyor. Böylece düşmanlarımızı hayati noktalarından vurarark tek atışla öldürebiliyoruz. Oyunda bu süper gücün çok anlamlı bir açıklaması yok. Fakat önceki versiyon Legend'i oynayanlar böyle bir özelliği hatırlayacaklardır. Nasıl olursa olsun, Lara'nın düşmanlarını elemine ederek doldurduğu adrenalini, doğru zamanlarda kullanmak hayat ile ölüm arasındaki seçimi belirleyici nitelikte.
Silahların yanında, bir arkeolog olarak Lara'nın beraberinde keşiflere yardımcı bir çok araç-gereç de bulunuyor. Yeni bir özellik olarak oyun bize nerede, ne zaman, ne yapmamız gerektiğini sesli ve yazılı olarak söylüyor. Ayrıca bulunduğumuz aşamaları bir sonar harita yardımıyla görebiliyoruz. Fakat doğru patika veya yolları maalesef böylesine bir harita üzerinde saptamak imkansız. Yani yolumuzu yine kendimiz bulmalıyız.
RENKLİ MEKANLAR
Tomb Raider oyunlarının en eğlenceli yanlarından biri de ziyaret ettiğimiz bölümler ve mekanlardır. Underworld'te de bu durum geçerli. Su altı mağaraları, Tayland kıyıları gibi bir çok renkli mekanı görme fırsatı buluyoruz. Oyunda sadece altı aşama yer almasında rağmen her bir bölüm bizi yeni bir yere götürüyor. Her gittiğimiz yerin kendine ait bir tasarımı, görevleri ve karakterleri var.
Underworld'ün rahatsız edici yönlerinden biri, önceki oyun Legend'a olan benzerliği. Bilmecelerin bir çoğu da Legend'ta gördüklerimize benziyor. Ya kayaları bir yerlere yerleştirmek ya da kapıları açacak anahtarları bulmak ile ilgili. Aşamaların çok iyi tasarlanmış ve kurgulanmış olması bulmacaları çözmeyi daha eğlenceli hale getiriyor. Fakat benzer bilmecelerin tekrarlanması bazı noktalarda oyunu monotonlaştırıyor. Ayrıca bölümlerin her birinde hazineleri ve tarihi eserleri de topluyoruz. Bunların hepsini bulup toplamak isteyenler için daha uzun bir oyun süresi kaçınılmaz oluyor. Toplanan hazienelerin oyunun geneline pek etki etmediğini ve sadece bir ödül niteliği taşıdığını hatırlatmak gerekiyor.
UNDERWORLD, BEKLENTİLERİ KARŞILIYOR
Underworld bir çok yönden Legends'ın önünde görünüyor. Detaylandırılmış bir oynanış ve iyi kurgulanmış aksiyon oyunu daha da dolu bir hale getiriyor. Lara sudan çıktığında hala ıslak olduğunu ve koştuktan sonra vücuduna sıçrayan çamuru izlerini görmek mümkün. Ayrıca yara izleri de unutulmamış. Bölümlerin ve mekanların tasarımı da oldukça kaliteli. Tayland kıyıları gibi gerçek dünyadan uyarlanmış çizimler çok başarılı. Oyunun seslendirmeleri de Legends'daki aktör ve aktrisler tarafından gerçekleştiriliyor. Müzikler oyunun havasını çok iyi yansıtıyor. Aksiyonlar sırasında heyecanı daha gerçekçi yaşamamıza neden oluyor.
Tomb Raider Underworld'ün çok kişilikoyun modu yok. Tek kişilik oyun ise 6-7 saat gibi bir sürede tamamlanabiliyor. Underworld, önceki iki versiyondan yola çıkarak seriyi dirilten oyunlardan biri. Hatta çıtayı biraz daha yukarı taşımayı başarıyor. Cilası iyi atılmış bir dövüş mekaniği ve daha esnek bir hikaye sunuyor.

