Street Fighter IV
Çıkış tarihi: Konsollar; 17 Şubat 2009, PC; Haziran 2009
Tür: Dövüş
Platform: PlayStation 3, Xbox 360, PC
Yapımcı: Capcom
Türkiye distribütörü: Aral
Çok az oyun Street Fighter'ın yarattığı etkiyi yaratabilmiştir. SF, 20 yılı aşkın geçmişiyle özellikle 90'lı yılların başından 2000'li yıllara kadar hem kendi türünün lideri hem de atari salonlarının en çok oynanan oyunu oldu. Özellikle Street Fighter II ile o zamanlarda okul çağını yaşayan ve şimdi belki de birer aile babası olmuş bir çok insanın anılarını renklendirmeyi başardı. Okula gidiyorum diyerek evden çıkan ve atari salonlarında Shoryuken'ler, Hadoken'ler ile birbiriyle kıyasıya dövüşen zamanın çocukları, öğretmenlerinden, anne ve babalarından az ceza almadı. Fakat hiç bir şey bu çocukları 6 tuşlu ve bir analog kollu makinalarda Street Fighter oynamak zevkinden alıkoyamadı.
En iyi kombocular, tuşlara en seri basabilenler rekorlarının gururunu yaşarken, diğer çocukların aralarındaki konuşmalarda rekortmenleri gösterip "bak işte bu saniyede şu kadar kere vuruş yapabiliyor" gibi dedikoduları ve büyük bir hayranlıkla onları takip etmeleri hala gözlerimizin önünde. Bir Street Fighter uzmanının geçtiği makinanın başına toplanan kalabalık, sanki taraftarı olduğu futbol takımının maçını izliyormuş gibi heyecanlı gözlerle dövüşleri seyrederdi. Kimisi belki bir şeyler kaparım diye el hareketlerini takip eder, kimisi ise dövüşlerin sonundaki hikayeyi sabırsızlıkla beklerdi.
BİR NESİL YENİDEN DOĞUYOR
Street Fighter IV'le birlikte gelen karakterler, SF II'den hatırladığımız ve anılarımıza yerleşen tüm figürleri yeniden sunuyor. Uzak mesafeden uzayan kol ve bacaklarıyla bir hayli etkili olan gizemli Hintli Dhalsim, rakibinin yüzünü tokatlayan döner kuş tekmesiyle kalın kalçalı Chun-Li ve dönerek kazık çakma hareketiyle güçlü Rus Zangief. Ayrıca dört patron, Vega, Sagat, M Bison ve Balrog o etkileyici dövüş teknikleri ile yeniden arenaya çıkıyor.
Tabii ki Ryu, Ken ve Guile karakter listesinin başını çekiyor. Tüm bu karakterler yeniden yapılandırılan çizimlerle, 3 boyutlu grafiklerin ihtişamıyla, yenilenmiş ve canlı görünümleriyle platformlarımıza geliyor.
ARENALAR ARTIK DAHA CANLI
Ayrıntıları artırılmış ve süslenmiş arenaları tekrardan görmek çok güzel. Bütün bu mekanların yanında Street Fighter IV, hala dövüşlerinin ihtişamıyla ve hareketlerin parlaklığıyla bağımlılık yaratmayı sürdürüyor. Dövüşler sadece kendi hamlelerimizi hesapladığımız bir mücadeleden ibaret değil. Taktiğimizi belirleyip, rakibimizin bir sonraki hareketini tahmin edebilmeye dayanıyor.
Oyunun Arcade modu bizi dünya çapında bir yolculuğua çıkarıyor. Zaman limitli rauntlar ile oyundaki tüm karakterler ile karşılaşıyoruz. Final dövüşünde ise Seth'i alt etmeye çalışıyoruz.
Daha önce SF oynamış olanlar hareketlerin bir çoğunu hatırlayacaktır. Çeyrek daire ve yumruk tuşladığımızda Ken ile Hadoken, kolu solda bir kaç saniye tutup sağa çektiğimizde ve aynı anda yumruğa bastığımızda Guile ile Sonic Boom hala aynı şekilde gerçekleştiriliyor. Bir çok hareket eskisi gibi devam ettiği için tecrübeli oyuncular arcade moduna çabucak alışabiliyor. Ancak yeni başlayanlar için zamanlamaya ve tekniklere alışmak biraz süre gerektiriyor. Örneğin başlar başlamaz Ryu'dan Metsu Hadoken veya Chun-Li'den Hokyokusen hareketlerini uygulamak yeni kullanıcıları zorlayabiliyor.
DÖVÜŞ SİSTEMİNDE YENİLİKLER
SF IV'ün dövüş sistemi oldukça derin. Yeni ve eski teknikler hem tecrübeli hem de yeni oyuncuların ilgisini çekebilecek türden. Hafif, orta ve ağır yumruklar ve tekmeler çok iyi kombolar yapabilmemize izin veriyor. Özel hareketleri, süper ve ultra komboları ustalaştıkça birer birer sıralıyabiliyoruz. Capcom tasarımcıları antrenman modunu da eklemeyi unutmamışlar. Bu bölüm seriye eklenen yeniliklerden biri. Bu sayede yeni oyun mekaniğini kavramamız çok daha kolay oluyor.
Yeni mekaniklerden biri de odaklanma sistemi. Oyun içinde Focus olarak geçen bu sistem ile dövüşlere yeni bir boyut geliyor. Odaklanma ile atağı savuşturarak karşı saldırıya geçebiliyoruz. Bu manevrayı orta tekme ve orta yumruk tuşlarına aynı anda basılı tutarak gerçekleştirebiliyoruz. Bu teknik ile her zaman aynı vuruşları yapan rakipleri engellemek mümkün oluyor. Örneğin üzerimize devamlı ateş topu fırlatan bir rakibe karşı Focus sistemini kullanarak darbeleri absorbe edebiliyoruz. Ardından ani atağa geçerek yumruk ve tekmelerimizi sallayabiliyoruz. Ayrıca ekranda görüntülenen iki farklı gösterge dövüşe ayrı bir derinlik katıyor. "The Super Meter" rakibimize saldırdığımızda doluyor ve "Revenge Meter" saldırıya uğradığımızda dolmaya başlıyor. Bu göstergeler tam olarak dolduğunda, ilk gösterge Super Combo yapabilmemizi sağlıyor. İkinci gösterge ise sinematik bir görsellik ile ultra kombolar ortaya çıkarmamıza izin veriyor.
Örnek olarak M Bison'un Nightmare Booster (Ultra Scissor Kick) hareketi Revenge Meter'ın dolmasının ardından yapılabiliyor. Tüm bu hareketler yeni efektler ve görseller ile oldukça iyi destekleniyor.
YENİ KARAKTERLER
Arcade modunda belli karakterleri bitirdiğimiz zaman kilitli karakterlerden biri açılıyor. Örneğin Ryu ile bitirdiğimiz bir turnuva sonrasında Sakura ile oynamaya hak kazanıyoruz. C. Viper ile bitirlen bir şampiyona sonrasında ise Cammy karakteri açılıyor. Dövüşçüler arasında Abel, Crimson Viper, Rufus ve El Fuerte ilk defa Street Fighter listesinde yer alan karakterler. Bu dövüşçüler, gerek tasarım gerekse dövüş tekniği açısından oyuna bir çok yenilik getiriyor.
Bizim özellikle Crimson Viper oldukça hoşumuza gitti. Vücudu saran, sıkı bir takım ile karşımıza çıkan Viper, sağ eliyle rakiplerine sismik şoklar yollayabiliyor. Ayrıca sol eliyle de elektrik verebiliyor. Yani sadece güzel görünmekle kalmıyor aynı zamanda oyuna dövüş anlamında da yenilikler getiriyor. Maskeli Meksikalı El Fuerte oldukça hızlı hareketlere sahip. Ayrıca El Fuerte oyundaki tekrarlanabilen kombo sergileyen tek dövüşçü. Bu kombo tekrarları rakiplerine ciddi zararlar verebiliyor.
ÇEVRİMİÇİ DÖVÜŞLERE HAZIRLANIN!
Street Fighter IV'ün en eğlenceli modu şüphesiz çevrimiçi dövüşler. Çevrimdışı olarak da çok oyunculu mod yer alıyor. Bu modlarda rakiplerimiz karşısındaki dayanıklılığımızı, gücümüzü ve tabii ki dövüş tekniklerimizi gerçek anlamda test etme fırsatımız bulunuyor. Bir tunuva boyunca kaç rakibe karşı dayanabileceğimizi oyunun sunduğu tüm eğlence ile beraber görebiliyoruz. Daha önce bahsettiğimiz gibi antrenman ve Arcade modları oyunun daha geniş olmasını sağlıyor, fakat Street Fighter'ı dövüş oyunlarının tepesine yerleştiren en önemli nedenlerden birisi kesinlikle arkadaşlarımızla karşı karşıya kozlarımızı paylaşabilmemiz. Çevrimiçi mod ile dünyanın dört bir yanından yeni insan rakiplerle karşılaşmak yeteneklerimizi geliştirmemize ve kendimizi sınamamıza izin veriyor. Hatta aynı rakiplerle bir daha karşılaşıp ne kadar ilerleme içinde olduğumuzu bile anlayabiliyoruz.
Street Fighter IV yapımcıların üzerinde özenle durduğu bir oyun. Konsollarımızı ve evimizi atari salonuna çevirebilecek nitelikte. SF IV, "yenilen pehlivan dövüşmeye doymazmış" misali bir türlü yenemediğimiz rakipler karşısında konsolumuzu kapatmadan son bir maç için yalvarabileceğimiz özellikleri sunuyor.
ATARİ SALONLARI GERİ DÖNÜYOR
Oyunda "şurası yanlış olmuş, keşke şu daha farklı olsaymış" gibi cümleler söyleyecek pek fazla bir şey yok. Ancak zorlayıcı durumlar da yok değil. Örneğin final maçında Seth ile dövüşmek gerçekten inanılmaz zor. O gerçekten sağlam bir patron ve numara çekmeyi çok iyi biliyor. Yani dövüş sırasında bizi kandırabiliyor. Orta seviyede bile Seth'i yenmeyi en azından 5-6 maç sonunda gerçekleştirebildik. Ayrıca bir dövüşü kaybettikten sonra aynı karakterle dövüşe yeniden başlamak, karakter seçme ekranına dönmekten çok daha iyi olabilirdi.
Aslında bu iki sorun oyunun tamamı göz önüne alındığında oldukça zararsız kalıyor. SF IV'ün özellikle çevrimiçi oyun sırasında sunduğu eğlence her şeyin önüne geçiyor. Oyunun müptelası olmak için sadece bir dövüş yeterli oluyor. Yeni başlayanlar belki sadece tuşlara rast gele basarak bir şeyler çıkarmayı başarıyor ancak ilerleyen zamanda o tekniklerin nasıl yapıldığını öğrenmek için can atıyor. Street Fighter IV, çocukluğundaki atari salonlarının havasını bir kez daha yaşamak isteyenler için, bir konsoldan alınabilecek eğlencenin sınırlarını zorlamak isteyenler için, arkadaşlarla toplanıp yapılabilecek en iyi alternatif partileri düzenlemek için ve anılarda yer etmiş Hadoken, Shoryuken hareketlerini bir daha tecrübe etmek için kesinlikle mükemmel bir fırsat.

