Need For Speed Undercover
Çıkış tarihi: 21 Kasım 2008
Tür: Yarış
Platform: PC, PlayStation 3, XBOX 360, Wii
Yapımcı: EA Black Box
Türkiye distribütörü: Aral
Pek başarılı olamayan ProStreet versiyonunun ardından Need For Speed serisinin 12. Devamı Undercover merakla bekleniyordu. Yapımcılara göre yeni oyun serinin en başarılısı olarak kabul edilen Most Wanted’a bir geri dönüş niteliğinde olacaktı. Undercover’ın yapımında çalışanların bir çoğu da Most Wanted hayranıydı.
HİKAYE OYUNUN ADINDA SAKLI
Oyunun adından da anlaşılacağı gibi hikaye gizli bir görev üzerine kurulu. Undercover‘da gizli bir polis olarak mafyanın içine sızarak casusluk yapıyoruz. Hayati bilgiler toplayarak kötü adamları içerden çökertmeye çalışıyoruz. Kısaca oyunda biraz Fast and Furious havası var. Temel görev oyunun başlangıcında animasyonlarla anlatılıyor ve daha sonra Tri-City sokaklarına giriş yapıyoruz.
Yeni Need For Speed’in haritası biraz Burnout Paradise’ı andırıyor. Hikaye gölün etrafına kurulmuş üç büyük şehirde geçiyor. Şehirlerin tümü hemen başlangıçta dolaşmaya açık. Sadece baz bölgeler de yapacak pek bir şey yok. Hikayenin bölümleri bir kitap grafiğinde teker teker açılıyor ve bizi yeni bölümlere yönlendiriyor. Oyunda toplam 200 görev ve seçebileceğimiz diğer işler bizi bekliyor.
YAPAY ZEKA YENİLENDİ
Highway Battle modunda şehir içi yollarda hem trafikle hem de rakibimizle savaşıyoruz. Job modunda bizi daha farklı işler bekliyor. Örneğin çaldığımız Porsche ile polisten kaçarak, onu parçalara ayrılması için garaja götürmeye çalışıyoruz. Race modundaysa klasik yarışlara dahil olabiliyoruz.
Getirilen yeniliklerden biri trafikteki arabaların yeni yapay zekası ve hareket biçimleri. Yollar bu sefer daha kalabalık ve arabaların davranışları daha gerçekçi. Her araç bir hedefi varmış gibi davranıyor ve işaret lambalarını kullanıyor, kırmızı ışıkta duruyor. Aynı zamanda davranışlar etrafta olup bitenlere göre şekilleniyor. O yüzden hızlı gittiğimizde trafikteki diğer arabaların verebileceği tepkileri düşünmemiz ve tahmin etmemiz gerekiyor. Bütün araçlar aynı değil. Farklı çeşitler bizi bekliyor. Örneğin otobüs bile bulunuyor.
Ne kadar çok aranırsak o kadar çok polis arabası görüyoruz. Polisler kolay kolay peşimizi bırakmıyor. Hatta zamanla kazandığımız tecrübeyle beraber helikopterli kovalamacalar bile yaşanıyor. Polislerden yan sokaklara farkettirmeden saklanarak ve onlardan daha hızlı kaçarak saklanabiliyoruz. Ayrıca çevredeki nesneleri kullanarak polisleri engelleyebiliyor, onlara karşı barikatlar oluşturabiliyoruz. Tabii biraz cesursak, polis arabalarının üzerine de sürebiliyoruz.
YENİ PUANLAMA SİSTEMİ: ACTION EXPERIENCE
Oyundaki bu yıkım modeli şimdiye kadar ki NFS‘ler içinde en iyisi. Fakat oyunu Burnout Paradise ile karşılaştırınca NFS’de hala geliştirimeyi bekleyen özellikler olduğunu söylemek gerekiyor. Örneğin oldukça hasarlı bir Audi, radyatörü ve bir çok başka parçasını kaybettiği halde hala yarışmaya devam edebiliyor.
Bir başka yenilikse "action experience" adındaki sistem. Bu sistem ile aksiyonlardaki reaksiyonlarımız, sürüş tekniği ve daha bir çok özelliğimiz puanlanıyor. Bu puanlar ile daha sonra yeni arabalar veya fazladan ekipmanlar alabiliyoruz.
ARABAMIZI ŞEKİLDEN ŞEKİLE SOKALIM
Arabamızın görüntüsünü ve modifiyesini zamanla geliştirebiliyoruz. Görüntü bu sefer o kadar ayrıntılı ki en küçük parçaları bile boyayabiliyoruz. Bazı renkler görüş açısına göre ton değiştirebiliyor. Bu gerçekten çok hoş.
Gaz ve fren arasındaki mesafenin kısaltılmasıyla dönüşler daha hızlı ve keskin yapılabiliyor. Bunun yanında karşı şerite doğru daha hızlı dönebilmek mümkün. Özellikle polislerde çok işe yarıyor çünkü onlar o kadar hızlı dönemiyor.
FİLM HAVASI VAR
Need For Speed’in devamı daha çok film niteliğinde bir grafiğe sahip. Ancak arabalar üzerinde ve çevredeki aşırı parlaklık hala yerini koruyor. Işık ve gölge kontrastı arasındaki büyük fark nedeniyle doğru yolu seçmek ve bir yerlere toslamamak biraz zor. Bu parlaklığı menüden biraz kısmak gerekiyor. Fakat önemli olan arabaların ProStreet versiyonundakinden çok daha iyi olduğu açıkça belli. Daha yüksek hızlara da çıkabilmek mümkün.
Şehirlerin grafikleri çok güzel. Dar dönemeçler, kestirme yollar, köprüler ve tepeler. Bir yarışçının rüyası gibi. Üstelik her araba 400 çeşit parçadan oluşuyor.
Menünün yapısı da daha farklı. Yeni tasarım ve menünün öğeleri çok güzel görünüyor. Sıralama gayet yerinde.
Mükemmel ve dinamik müzik diğer her şeyden daha büyük bir sürpriz. Müziğin temposu ve çeşitliliği o anın aksiyonuna göre değişiklik gösteriyor.
Oyunda çok fazla yenilik olmamasına rağmen olumlu bir havası var. ProStreet’in yarattığı hayal kırıklığının ardından tasarımcılar biraz daha gayretli görünüyor. Ancak yine de yeni nesil araba oyunlarının yanında sönük kalıyor. Kısacası Need For Speed her şeye rağmen özellikle oynanabilirliğiyle cazibesini yitiriyor.

