Üye Girişi
gnçtrkcll'li Ol! | Online İşlem | Kontör Satın Al | Web Mesaj
  • Müzik
  • Sinema
  • Oyun
  • Kampanyalar
  • Haberler
  • İncelemeler
  • Ön İncelemeler
  • Mobil Oyunlar
  • Video Galeri
  • Foto Galeri
  • Online Oyunlar
Oyun İncelemeler

Empire: Total War

Çıkış tarihi: 03 Mart 2009
Tür: Strateji
Platform: PC
Yapımcı: Creative Assembly
Yayıncı: SEGA
Türkiye distribütörü: Aral

1778 kışı. 400 kadar çaylak asker karla kaplı bir tepede toplanmış, iliklerine kadar işleyen soğukla ve ruhlarının en derinlerine kadar yerleşmiş korkuyla titriyor. Savaş çığlıkları atan yerliler talihsiz istilacıları atalarından kalan topraklardan sürmek için dağın eteklerinden akıyor. Bu sırada hazırda bekleyen süvariler yerlileri dağıtmak için sahneye çıkıyor.

İşte bu, Empire: Total War'un sunduğu müthiş sahnelerden birine verilebilecek küçük bir örnek. Ödüllü Total War serisinin son oyunu Empire: Total War beklentilerin üzerine çıkmayı başarıyor. Sadece harita üzerindeki hamlelerle değil, kara savaşlarının detayı ve oyuna yeni entegre olan deniz savaşlarının heyecanı, strateji meraklılarına bambaşka bir oyun keyfi sunuyor.

18. yüz yılda, kolonileşme çağında geçen Empire üç büyük kıtada oynanıyor. Amerika, Avrupa ve Hint topraklarında müthiş imparatorluklar mücadelesi yaşanıyor. 

HARİTA VE GENEL OYNANIŞ
Empire: Total War'un bağımlısı olmak için neden çok. Oyun, bir çok farklı kullanıcının zevkine hitap edebilecek modları içinde barındırıyor. Örneğin Amerika'nın kolonize edilmesiyle ilgili küçük bir giriş senaryosu bulunuyor. Ayrıca bir an önce savaşmaya niyetli oyuncular için çabuk savaş modu da menüde yer alıyor.

Total War serisinin fanları için oyunun sadece bir gerçek başlangıç noktası var. Neredeyse tüm zamanı dolduracak, başından kalkmayı imkansız hale getirecek ve zorluk derecesiyle hırslandıracak tek kişilik senaryo. Uzun ve zor bir hikayenin ardından da oyunculara sadece bir "game over" ekranıyla veda edecek. İşte bu yüzden "Grand Campaign" ile oyuna başlamak, hem ağızları sulandıracak hem de gözleri.

"Grand Campaign" oyunun ana kısmını oluşturuyor. Oyuncular yönetmek istedikleri ülkeyi seçiyor. Avrupa, Hindistan ve Amerika'da genişleyebilmek için elinden geleni yapıyor. İçinden seçebileceğimiz oldukça geniş bir ülke listesi var. Osmanlı ve Britanya imparatorluğu gibi zamanın büyük güçlerinin yanında, adını ilk defa duyduğumuz Maratha Confederacy gibi ülkelere kadar.

Her ülkenin oyunu bitirmek için farklı görevleri yerine getirmesi gerekiyor. Detayda ele geçirilmesi gereken topraklar ve bu toprakların ne kadar süre elde tutulması gerektiği gibi şartlar var. Ülkelerin kendine özgü şartlarının olması, oyunu tahmin edilenden daha zor bir düzeye çıkarıyor. Aynı zamanda bu ülkeler farklı şekillerde oyuna başlıyor. Hemen başlangıçta o ülkenin tarihi anlatılıyor. Bunun yanında ilerleyen bölümlerde neler ile karşılaşılabileceği söyleniyor. Örneğin güven sorunu olabilecek ülkeler hangileri olabilir veya Britanyalılar ile savaşmak gerçekten mantıklı mı gibi soruların cevapları bulunabiliyor.

Oyun ekranı görünüşte diğer Total War oyunlarını andırıyor. Göze çarpan büyük bir değişiklik olarak, şehirlerimiz artık eskisi kadar merkezde yer almıyor. Bir diğer değişiklik ise herhangi bir çiftlik yada maden kurduğumuzda, şehri dışardan gösteren haritalarda bu yapıları gözlemleyebiliyoruz.

Oyunun artı yönlerine baktığımızda avatajından yararlanabileceğimiz bir çok merkezimizin olabildiğini görüyoruz. Ayrıca araştırma hızını yükseltmek için üniversitelerimize öğretim görevlileri yerleştirebiliyoruz. Bunun yanında stratejik merkezleri korumak için ordularımızı yayabiliyoruz. Eksi yönler olaraksa ordularımızı yaydıkça savunma hattımızın kırılganlığı artabiliyor. Şehirlerimizin büyümesi bazen tehlikeli de olabiliyor. Örneğin düşman ajanlarının saklanabileceği yerler çoğalıyor.

Şehirlerin bu şekilde yayılabilmesi oyunun genel görünüşüne oldukça etki ediyor. 3 boyutlu ağaçlar, çiftlikler, madenler, limanlar, şehirler, gemiler, ordular ve düşmanlar Empire: Total War'u gerek oynanabilirlik olarak gerekse grafik olarak detaylı ve kullanıcılar için ideal kılıyor. Ara yüzde seyredilecek ve kontrol edilecek o kadar çok şey var ki, oyun henüz başlangıçta bile her türlü detayı hesaplamamızı istiyor. Ancak bu görünüme alıştıktan sonra gerçek bir stratejinin keyfini çıkarmak, tahmin ettiğimizden de eğlenceli bir hal alıyor.

Gereken tüm detayları içeren böylesine geniş bir strateji oyununun, ısınmayı sağlayacak bir öğretici bölümden yoksun oluşu, belki de Empire: Total War'daki en büyük eksiklik. Savaş stratejileri ve taktiklerini öğreten hızlı bir kılavuz bölümün, oyunun geri kalanı için yeterli olmadığı çok açık. Üstelik bu bölümde detaylı bir anlatımın aksine sadece temel savaş hamleleri gösteriliyor.

Aslında hemen başlangıçta Road to Independence adında bir giriş bölümü bulunuyor. Ancak bu oyun da yeteri kadar hızlı ve öğretici değil. Kısacası Empire'ı önceki Total War oyunlarından daha zor yapan şey oyunun kendisi değil. Asıl sorun öğretici bölümlerin yetersizliği ve bir kaç güncelleme gerektiren ara yüz.

KARA SAVAŞLARI
Harita üzerinde istediğimiz kadar oyalanabiliyoruz ancak eninde sonunda sadece diplomasi ve ticari ilişkilerle halledilemeyecek durumlar ile karşılaşıyoruz.

Empire: Total War'un yanlışlıkla savaşa girmemizi engelleyen güçlü bir sistemi var. Oynanış sistemi savaş gerçeğinden önce bizi diplomasi ve ticari ilişkiler kurmaya zorluyor. Fakat bu her zaman böyle yürümüyor. Ne kadar elçi gönderirsek gönderelim, ilişkilerimizi barışçı tutmaya çalışırsak çalışalım, ayaklanan milletlere karşı bir noktadan sonra güç kullanmamız gerekiyor.

Temel olarak üç farklı savaş çeşidi var. Bunlar kara savaşları, kuşatmalar ve deniz savaşları olarak sıralanıyor. Her birine, doğrudan menüyü kullanarak çabuk başlama imkanına sahibiz.

Kara savaşlarının ve kuşatmaların tarzı, biçimi önceki Total War oyunlarından pek farklı değil. Hala tüm birliklerimizin özelliklerini ve çevreyi nasıl avantajımıza kullanabileceğimizi bilmeliyiz. Ancak bu sefer bir atlının piyadeden daha güçlü olduğunu veya hangi dizilişin doğru olduğunu bilmek yeterli değil. Tüm bunların yanında silahların, topların yeniden dolduruluş zamanlarını, yakın dövüş etkinliğini ve hangi birliklerin süngülerini daha efektif kullanabildiğini de hesaba katmalıyız. 

Bazı yenilikler ve düşünülmesi gereken fazladan detaylar olmasına rağmen, temel olarak kara savaşlarında bir değişiklik yok. Savaşın başında muharebe alanına dağılmış birliklerin düzenini sağlamaya çalışıyor ve çevre kaynaklarını avantajımıza kullanabilmek için neler yapabileceğimize bakıyoruz. Birliklerimizi alanda öylesine dağıtmak falcılık yapmaya çalışmakla eşdeğer bir hal alabiliyor. Çünkü düşmanı göremediğimiz zamanlarda nereden ne geleceğini kestirmek işi şansa bırakmak anlamına geliyor.

Süvarileri, piyadeleri ve topları nereye koymalıyız gibi sorulara cevap arıyoruz. Düşmanın muhtemel saldırı noktalarını hesaplayarak kafamızda planlar yapmaya çalışıyoruz. En iyi saldırı ve savunma noktalarını belirlemeye çalışıyoruz. Tüm bunları savaş öncesinde düşmanı göremediğimizde tahminlere dayalı olarak yapıyoruz. Ancak tecrübe kazandıkça düşmanın yapacağı hamleleri, saldırı noktalarını çok daha kolay düşünebiliyoruz. Böylece bir yolu kapattığımızda diğer açık kalan yolu da daha net görebiliyoruz.

Çatışmalar başladığında ateşli silahlar ve toplar olduğu için daha çabuk sonuçlanacak savaşlar ummak hayal kırıklığı yaratabilir. Karşılaşmalar, Rome: Total War'da olduğundan çok daha yavaş geçiyor. Bunun nedeni ateşli silahların yeniden doldurulmasının uzun zaman alması. Örneğin yay ile ok atmak çok daha hızlı. Arada geçen zamanın uzunluğundan dolayı en çok hasarı verebilecek dizilişi sağlamak çok önemli. Her bir atış çok değerli. Yakın dövüş öncesinde ateşli silahlar ile mümkün olan en büyük hasarı sağlayabilmek, savaşın sonuçlanmasında önemli rol oynuyor.

En vahşi savaşlarda bile eskiye oranla çok daha yavaş ilerleyen çatışmalar ve dövüşler yaşanıyor. Strateji fanları için böylesine bir savaş süresi aslında çok uygun. Daha geniş bir zaman diliminde gerçekleşen karşılaşmalar sayılardan çok gerçek strateji taktiklerine odaklanabilmemizi sağlıyor.

Kuşatma ve kara savaşlarında yapay zeka çok değişken. Düşmanda genellikle diziliş ve planlama olarak iyi bir kurgu görülmesine rağmen bazen yapılması gerekenden farklı yöntemler izleyebiliyor. Fakat yapay zekayı top atışları ve süvarilerle dağıtabilmek de o kadar kolay değil. Bunun için gizlice bir birliği düşman hatlarının arkasına sızdırmak en iyi yol olarak görünüyor. Ancak bu da her zaman yeterli olmuyor. Aslında iyi konumlandırılmış bir stratejinin parçası olarak gerekli yere yerleştirilmiş bir birlik bile bazen savaşın şeklini değiştirebiliyor.

Serinin diğer oyunlarıyla karşılaştırıldığında, Empire'da yer alan birlikler hayal gücünden yoksun görünüyor. Aslında bir çok farklı asker ve ağır silahlı birlik var. Ancak oyuna yakınlaştıkça tüm bu birimlerin birbirine benzediğini farkedebiliyoruz. Bunun yanında birimlerin seçimi oyuna gayet uygun. Empire'ın genel görünüşüne oturuyor ve savaşların yavaş geçen havasına uyum sağlıyor.

DENİZ SAVAŞLARI
Total War serisinin en büyük yeniliği kara savaşları, kuşatma veya ateşli silahlar ile gelmiyor. Asıl yenilik, duyurulduğu ilk günden itibaren strateji fanlarında büyük heyecan uyandıran deniz savaşlarıyla oyuna dahil oluyor.

Donanma savaşları oyunun sadece küçük bir kısmından ibaret değil. Aksine koloniler çağında olması gerektiği gibi önemi büyük. Hatta oyun senaryolarının üç büyük kıtaya yayılmaya başlamasıyla, özellikle Britanyalılar gibi imparatorluklar için donanma her şey anlamına geliyor.

Doğrudan deniz savaşlarına girmekten kaçınsak bile donanma, ticareti dengede tutmak, limanları kuşatmak ve orduları taşımak için son derece önemli. Hatta ajanların kanallardan geçişleri için de denizi kullanmak gerekebiliyor. Ancak bu noktada bir gemi denizdeyken mürettebatın ve taşıdığı diğer şeylerin savaş durumunda geri dönüşümünün olmayacağını unutmamak gerekiyor. Bu yüzden önemli ajanların özel donanma gemileriyle taşınmasında yarar var. Böylesi daha hızlı ve emniyetli olabiliyor.

Oyunun donanma yönetiminde hangi gemilerin ne için daha uygun olduğunu anlamak büyük önem taşıyor. Başlangıçta bu biraz zorluk yaratabiliyor. Ancak aşamalar ilerledikçe oyun kullanıcıdan bunu bekliyor. Özellikle donanmaya dayalı imparatorluklarda gemilerin sınıflandırmasını ve buna göre uygun görevler için seçilmesini sağlamak hayati önem taşıyor.

Oyuna yeni başlayacaklar muhtemelen donanma kurarken güç üzerine odaklanarak mümkün olan en büyük gemileri inşaa etmeye çalışacak. Ancak bu bizim önerdiğimiz bir şey değil. Çünkü bu şekilde ortaya çıkacak bir donanma düşmanların vereceği zarardan daha çok zaman ve kaynak harcamaya neden olacaktır. Ayrıca kontrol etmekte güçleşecektir. Aslında Empire: Total War'da genel olarak böyle bir problem var. Yani donanma büyüdükçe kontrol etmesi çok daha zor bir hal alıyor.

Deniz çatışmalarında savaşları kontrol etmemizin iki yolu var. İlki standart olarak düşman gemilerine sağ tıklayarak donanmamızın saldırı ve detaylarla ilgilenmesini sağlamak. İkincisi ise doğrudan topları kontrol ederek ve düşmanları nasıl borda edeceğimizi öğrenerek. Tabii ki ikinci metod çok daha başarılı oluyor. Ancak her bir gemimizi kontrol etmemiz ve yönlendirmemiz gerekiyor. Bunu yaparken rüzgarı ve stratejiyi iyi ayarlamak önemli. Çünkü gemilerin hızları rüzgara göre değişkenlik gösterebiliyor.

Eğer donanmamız sadece 3-4 gemiden oluşuyorsa veya karşımızda sadece iki düşman hedefi varsa biraz dikkatli olunduğunda işler gayet iyi gidiyor. Ancak eğer daha geniş deniz savaşlarına girmeye kalkarsak savaşın büyüklüğüne yenilmemiz söz konusu olabiliyor. Bu durumda donanma ne kadar büyükse kontrol edebilmek o kadar zorlaşıyor. Böyle zamanlarda oyunu duraklatarak gemilerimizin konumlarını iyice gözlemlemek yararlı oluyor. Ayrıca savaşlar sadece gemiler arasındaki top atışlarıyla geçmiyor. Aynı zamanda gemimizi düşmana yaklaştırarak mürettabatların savaşmasını da sağlayabiliyoruz.

SONUÇ
Empire: Total War her anlamda oldukça geniş bir oyun. Saatler, günler alan oynama zamanı sanki hiç bitmeyecek gibi. Haritası ve kapsadığı alan, ilgilenilmesi gereken ayrıntıları çok gerçekçi. Bir çok yenilik ve detay oyunu piyasadaki diğer stratejilerden ayırıyor.

Oyunun içine yerleştirilmiş casuslar gibi küçük detaylar çeşitliliği artırıyor. Böylelikle Empire: Total War daha destansı bir hal alıyor. Sunulan seçenekler sayesinde belli aksiyonları yapmak zorunda kalmıyoruz. Bu sayede monotonluk ve can sıkıcı görevler ortadan kalkıyor. Her zaman deneyebileceğimiz farklı bir strateji ve taktik oluşturabiliyoruz. Örneğin sıkıştığımız noktalarda diğer imparatorluklardan bazılarıyla müttefik olup bir anda düzlüğe çıkabiliyoruz.

Kara savaşları daha önceki versiyonlardan ileride ve çok daha heyecanlı. Deniz savaşları başlı başına bir yenilik olmasının yanında, ilk defa bu oyunda yer almasına rağmen oldukça başarılı. Empire, Total War'u bugüne kadar hiç olmadığı kadar derin, geniş ve bağımlılık yaratan bir oyuna haline getiriyor.

Facebook FriendFeed Twitter Stumbleupon digg DİĞER
MyNet Eksenim del.icio.us Google Windows Live Blogger Myspace Wordpress Yahoo oyyla Tusul reddit technorati KAPAT
Yükleniyor...
En İyiler
PCPS3
Battlefield: Bad Company 2
Dragon Age: Origins
Call of Duty: Modern Warfare 2
Mass Effect 2
Assassins Creed II
Napoleon: Total War
The Sims 3
Left 4 Dead 2
The Saboteur
Need for Speed: Shift
Heavy Rain
Battlefield: Bad Company 2
Dragon Age: Origins
Assassins Creed II
Call of Duty: Modern Warfare 2
Darksiders
The Saboteur
Dirt 2
Dante\'s Inferno
Pro Evolution Soccer 2010
Mobil Oyunlar
En İyilerEn Yeniler
BMW Racing
Classic Card Games
Demolition Derby
EA SPORTS FIFA 10
California Sexy Model Spoker-Bikini
Command & Conquer: Red Alert
Kara Şövalye
Harry Potter and the Half-Blood Prince
Need For Speed Shift
X-Men Origins: Wolverine
Crime Files - The Cursed Hotel
Julia Channel Generic
The Witcher
Hellboy
Eagle Eye
Super KO Boxing 2
99 Ninjas
Doggie Dash? Pet Spa
Need For Speed Shift
Looney Tunes Monster Match
Çok Satanlar
PCPS3
Assassins Creed II
Mass Effect 2
Battlefield: Bad Company 2
Napoleon: Total War
Call of Duty: Modern Warfare 2
Dragon Age: Origins
The Sims 3 World Adventures
The Sims 3
Left 4 Dead 2
Street Fighter IV
Heavy Rain
Battlefield: Bad Company 2
Assassins Creed II
Dante\'s Inferno
Darksiders
Call of Duty: Modern Warfare 2
Dragon Age: Origins
The Saboteur
Dirt 2
Pro Evolution Soccer 2010
Pek Yakında
PCPS3
Mafia II
Medal of Honor
Blur
Max Payne 3
Crysis 2
Diablo III
Dead Space 2
The Sims 3 Ambitions
Civilization V
Starcraft II: Wings of Liberty
Super Street Fighter IV
Prince of Persia: The Forgotten Sands
Gran Turismo 5
Mafia II
Crysis 2
Medal of Honor
Max Payne 3
Dead Space 2
Red Dead Redemption
F1 2010

Copyright © TURKCELLanasayfa | gnçtrkcll nedir? | gizlilik / güvenlik | iletişim | RSS